Yaz Biterken

Saat üç gibi bilgisayardaki işini bitirip, aceleyle evden çıktı. Çarşıdaki büyük postaneye kapanmadan yetişmesi gerekiyordu. Yaşadığı sokağın biraz ilerisinde göz kulak olduğu yavru kediye bakındı ama ortalıkta göremeyince yürümeyi sürdürdü. Siyah beyaz renkte yavru kedi, aniden yağan şiddetli bir ilkyaz yağmurunda iki kardeşini yitirmişti. Hava hafiften bulutlanmıştı; gözündeki güneş gözlükleri her yeri karanlık gösteriyordu. Başka kentlerde yaşadığı aralarla birlikte yaklaşık yirmi yıldır yaşadığı semti çarşıya bağlayan bu caddeyi her zaman yürür, aklına bir araca binmek hiç gelmezdi. Çarşıya iniş zaten yokuş aşağı olduğundan kolaydı ve kendi de hiçbir zaman sık rastlanan, yürümeye üşenen insanlardan biri olmamıştı. Gerçekte üşendiği pek az şey vardı. Örneğin lisans üstü eğitimi için kalkıp ta Uzakdoğu’ya gitmeye üşenmemişti. Yine de bazen yaşamın, konumu belirsiz orta sınıflara göre olmadığını düşünüyordu. Yaşam, yeri yurdu, ülküleri belli alt ve üst sınıflar için daha kolay akıyordu belli ki.

(…)

Kirmizi, Meric, 2017, “Yaz Biterken (The Summer Ending),” Gerçek Edebiyat, September 2, 2017, (Retrieved October 5, 2017, http://www.gercekedebiyat.com/haber-detay/yaz-biterken-meric-kirmizi/2888).

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.